AK Parti 25. kuruluş yıl dönümü… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık ama durmayacağız
(ANKARA) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik. Doğrulduk, büyük işler başardık. Ama durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, ara vermeyeceğiz, istikbali de inşa edeceğiz, imar edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 25’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”na katıldı. Erdoğan yaptığı konuşmada, Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye teşekkür etti.
Erdoğan, “Bugün çok özel, tarihi bir gün. Bugün 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bizlere bu günleri gösteren, bu güzelliği bizlere yaşatan Cenab-ı Allah’a sonsuz hamdü senalar ediyorum. 25’inci yaş günümüz, 25’inci doğum günümüz kutlu olsun. Adalet ve Kalkınma Partimizin 25’inci kuruluş yıl dönümü ülkemize, milletimize, demokrasimize, tüm insanlığa hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
Erdoğan, “14 Ağustos 2001 tarihinden bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan, çeyrek asırdır bu harekete gönül veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan kuruculardan yöneticilere, bakanlardan milletvekillerine, il, ilçe, belde başkanlarından belediye başkanlarına, meclis üyelerinden mahalle, köy temsilcilerine, sandık müşahitlerinden üyelere kadar yol ve dava arkadaşlarının tamamına” teşekkür ettiğini kaydetti.
“OYUNU ALAMADIĞIMIZ VATANDAŞLARIMIZA DEMOKRASİMİZE KATKILARINDAN ÖTÜRÜ TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Erdoğan şöyle devam etti:
25 yıl içinde dava ve yol arkadaşlarından ahirete intikal etmiş olanlara Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, AK Parti’nin 25 yıl sene önce milletin umudu olarak doğduğunu ifade etti. Erdoğan şunları kaydetti:
“Bu partiyi millet kurdu. Sizler kurdunuz. Kumaşını millet dokudu. Hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye’nin önünü göremediği bir dönemde, ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ şiarıyla yola revan olduk. ‘Sorunlar çözümsüz değildir’ dedik. ‘Çözümler imkansız değildir’ dedik. ‘Buradan bir çıkış yolu var’ dedik. ‘Bizim reçetemiz var. Bizim çözüm önerilerimiz var. Bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var’ dedik. 14 Ağustos 2001’de AK Parti’yi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye’ye ‘Karanlığa kapalı, aydınlığa açık’ dedik. ‘Yeter, söz de, karar da milletindir’ dedik.
Partimizi kurduktan sadece 15 ay sonra 3 Kasım 2002’de seçime girdik, milletimizin teveccühüyle tek başımıza iktidara geldik. Ne dediler? ‘Yapamazlar’ dediler. Yaptık. Hem de en güzelini yaptık. Türkiye’yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye’nin özgüvenini, milletin özgüvenini yükselttik. AK Parti olarak siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, özgüven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık.”
25 YILLIK İCRAAT KARNESİ
“SAVUNMA SANAYİNDE DESTAN YAZDIK”
“Savunma sanayinde kelimenin tam anlamıyla destan yazdık” diyen Erdoğan, piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hale getirdiklerine dikkat çekti. Erdoğan, yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayi ürünlerinin kullanıldığını söyledi.
Erdoğan, “Ulaştırma alanında Türkiye’ye çağ atlattık. Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yeraltından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yerüstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız 58’e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde bu sayı 60 olacak. Türkiye’yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Sıfırdan iki bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. 2028’e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında 48 saatte tüm Türkiye’yi hızlı trenle gezilebilecek” diye konuştu.
Erdoğan, “Millet bahçeleriyle şehirlerimizin çehresini değiştirdik. Aynen burada olduğu gibi. 323 millet bahçemizi hizmete açtık. 239 tanesinin yapımı devam ediyor” dedi. TOKİ ile bir milyon 766 bin konut ürettiklerini söyleyen Erdoğan, “369 bin konutun inşası sürüyor. 6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve işyerini üç yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken, biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık” dedi. Erdoğan, 500 bin sosyal konut projesi ile çok önemli bir ihtiyacı giderdiklerinin altını çizdi.
“HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ALANINDA SESSİZ BİR DEVRİME İMZA ATTIK”
“Eskiden terörün kol gezdiği Gabar’da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz” diyen Erdoğan, Karadeniz’deki keşif sayesinde bugün milyonlarca evde Türkiye’nin kendi doğal gazının kullanıldığını ifade etti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmıyor, Türkiye’nin otomobili TOGG’u yollarda gördükçe hepimiz gurur duyuyoruz. Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da sessiz bir devrime imza attık. ‘OHAL’i kaldıracağız’ dedik, kaldırdık. ‘Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz’ dedik, TRT Kurdi’yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık. ‘Gençlerin siyasette önünü açacağız’ dedik. Seçilme yaşını 30’dan önce 25’e, sonra 18’e indirdik. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. ‘Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız’ dedik, Fatih’in emaneti Ayasofya-i Kebir Camii-i Şerifi’ni yeniden ibadete biz açtık. Daha burada tek tek saymayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, yeniliği ülkemize kazandırdık.”
Partisinin programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt ettilerse bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdiklerini söyleyen Erdoğan, gelecek 25 yılı da 50 yılı da planladıklarını kaydetti. Erdoğan, bugün açıklanan 25’inci yıl vizyon belgesinin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceklerini belirtti.
“İLK GÜNKÜ ENERJİMİZLE BURADAYIZ”
“Elbette bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik” ifadelerini kullanan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştay’da, Gezi’de terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık’ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz’da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağa babalarıyla üzerimize geldiler. Allah’a hamdolsun, hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapa sağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi’ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın onuruyla buradayız. Türkiye’yi her alanda büyütmenin kıvancıyla buradayız. Size mahcup olmamanın, sizi mahcup etmemenin, sizin umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız.
25 yıl boyunca milletin gönlündeydik. Bugün de milletin gönlünde en müstesna yerdeyiz. Allah’a hamdolsun, çeyrek asırda büyük işler başardık. Ama bitmedi. Hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık. Bundan sonra da her gün bizim için yeni bir gün olacak. Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah, 15 Ağustos sabahı nasılsa, bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak.
Daha yeni başlıyoruz. Türkiye’yi işte bu hareket, bu kadro, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053’e, sonra da 2071’e taşınacak. Türkiye’nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye’yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik. Doğrulduk, büyük işler başardık. Ama durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, ara vermeyeceğiz, istikbali de inşa edeceğiz, imar edeceğiz. Hadi diyelim yorulduk. ‘Biz sevdik, aşık olduk, sevildik, maşuk olduk. Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası’. Her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız. ‘Bugün unutmayın, yeni bir gündür’ diyeceğiz. ‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’ diyeceğiz. Her dem taze kalacağız.”
SÜRECEK







